Bir psikoterapi sürecinde neler olabiliyor? Psikoterapiye başlama kararı, genelde bilinçli ve önceden düşünülmüş bir karardır ve hayatımızdaki her
kritik adımımızı yeni bir aşama olarak değerlendirdiğimiz gibi; danışan da, psikoterapi sürecini onun hayatını
olumlu yönde geliştirebilecek bir aşama olarak değerlendirme eğilimindedir. Bununla birlikte, danışan terapi
odasına birçok beklenti (ve de umut) getirmektedir. Genellikle bu beklentiler, yeni bir durumun algılayışına
uygun olarak idealize edilmiştir.
Danışan, psikologun onu acıdan tamamen kurtarmasını ister. Bu nedenle bazı insanlar psikologu kâhin veya
sihirbaz olarak algılayıp, “Düşüncelerimi okuyabilir misiniz”, “Hayatımı değiştirin”,
“Öyle bir şey yapın ki, çocuklarım benim sözümü dinlesin”, “Eşimin geri dönmesini nasıl sağlayabilirim, bir
tavsiyede bulunun” vb. isteklerde bulunabilir.
Terapistin danışanın yerine kararlar vereceği ve tavsiyelerde bulunacağı ya da terapiden hızlı bir şekilde
herhangi bir sonuç alınacağı yönünde beklentilere çok rastlanır; burada genellikle sorunlarla nasıl başa
çıkacağını bilememesi nedeniyle danışanın yoğun kaygılarıyla ilişkili olan duygusal acıdan kaçınma isteği
etkili olmaktadır.
Çoğu zaman, eğer psikolog danışanın yerine karar alma beklentisine uygun hareket etmiyorsa kırgınlık ve
kızgınlık duygularının ortaya çıkmasına neden olabilir. Bazı danışanlar buna benzer durumlarda psikologun uzman
olmadığını ima eden söylemler ve suçlayıcı tavırlar içinde olabilirler.
Danışan ayrıca, geçici süreliğine de olsa korku ve tehlike durumunun atlatılmasına yardımcı olabilecek,
onun yerine karar almasa da sorunun çözümünü bulabilecek bir uzmanla karşılaşma beklentisinde olabilir.
Danışanın terapiye gelme sebebi olabilecek veya terapi süresince ortaya çıkabilecek kaygı ve korkular:
Suçlanacak olma olasılığı
Ailesi veya sosyal çevresi ile ilişkilerinde sorunlar yaşayan bir danışan yardım almak için
başvurduğunda eleştirileceği kaygısını taşıyabilir. Birey, gerçekten de terapiste gelmeden önce böyle
bir duyguyla dolup taşmış olabilir; ancak insanlar çoğu zaman öfkeli bir şekilde suçu çevresindekilerde
görme eğilimindedir. Suçluluk duygusu, danışanın, hakkındaki önemli bilgilerini terapistiyle paylaşmamasına
da yol açabilir ki, bu psikologların tercih edeceği bir seçenek değildir.
Cezalandırılacak olma olasılığı
Suçluluk duygusu ve maneviyat, cezalandırma korkusunu ortaya çıkarırlar. Bazen olabilecek bütün
olumsuz sonuçlu olaylardan kendilerini sorumlu tutabilen ve günü geldiğinde mutlaka bu durumdan dolayı
cezalandırılacaklarından emin olan, hatta bunun gerçekleşmesi için kimi durumlarda çevresindekileri provoke
edebilen insanlara rastlanabilir.
Terk veya reddedilecek olma olasılığı
Danışan, terapistine kendisini açabilecek kadar güvenmeye başladığında oldukça kırılgan bir yapıya
bürünebilir. Umutları yeşermeye başlar ve sorunlar çözülmeden terk edileceği endişesi onu sarar. Aynı
zamanda danışan bazı durumlarda doğruyu söylemekten kaçınabilir; çünkü psikologun onu anlamayacağını,
ona kırılacağını ve onunla çalışmak istemeyeceğini düşünebilir. Bu düşünce gerçeği yansıtmasa da,
danışan bebeklik ve çocukluk dönemi özelliklerini de terapi ortamına getirebilir ve terapi odasında
yaşananları bir psikoterapi çerçevesi sınırlılığı olarak değil, psikologun ona karşı olan şahsi
tutumu olarak algıladığı için çalışmak istememe tepkisini ortaya koyabilir.
Burada danışan ile psikolog arasındaki ilişkinin sınırlarına değinmek gerekiyor.
Danışma ve terapi süreci bir sihirbazlık gösterisi değildir; ciddi bir çalışma gerektirir.
Psikoterapi sürecinin de aile sahibi olmak, çocuk yetiştirmek, para kazanabilmek gibi yoğun bir emek ve
sabır gerektirdiği gerçeğini öğreneceğinizden ürkmeyiniz.
Terapi süreci, psikologun seans süresi dışında öncesi ve sonrasıyla görüşme analizini de içeren ve
yoğun emek verdiği bir süreçtir.
Psikologun, danışanla birlikte sorunların üstesinden gelmesine yardımcı olabilecek çok sayıda psikoterapötik
teknikler ve yaklaşımlar mevcuttur ancak temeldeki mantık aynıdır:
Ayrıca bilmeniz ve ürkmemeniz gereken başka duygu ve düşünceler de yaşayabilirsiniz.
Uygun olmadığını düşündüğünüz çok sayıda duygu ve düşünce aklınıza hücum edebilir.
Bunlar olabilecek durumlardır ve bundan dolayı kimse sizi suçlamaz ve eleştirmez. Önemli olan değişmeyi
gerçekten ve samimi olarak istemeniz ve bunun için çaba harcamanızdır.
Neler beklenmemelidir?
Bir psikoterapi sürecinde danışan;
Danışma ve terapi sürecinde;
Ayrıca seanslar süresince,